Selamlar millet! Uzun zamandır kafamı kurcalayan, araştırdığım ve kendi aramızda da çokça tartışmamız gereken bir konuyu açayım dedim: Reality Shifting yani namıdiğer gerçeklik değiştirme olayı.
Son dönemde özellikle sosyal medyada, TikTok'ta falan karşınıza kesin çıkmıştır. Kimi "tamamen yalan, rüya işte" diyor, kimi de "ben 3 aydır Hogwarts'tayım, burası simülasyon zaten" kafasında takılıyor. Pekiin, işin aslı ne? Gerçekten istediğimiz bir evrene geçmek mümkün mü, yoksa beyin oyunlarından mı ibaret? Gelin biraz dürüstçe ve samimi bir şekilde masaya yatıralım.
Bir taraf diyor ki: "Kardeşim, kuantum fiziği diye bir şey var. Çoklu evrenler (multiverse) teorik olarak mümkünse, bizim bilincimiz de frekansları yakalayıp başka bir evrene balıklama dalabilir." Hatta işin içine meditasyonlar, beyin dalgaları (alfa-theta falan), derin trans halleri girince iş biraz mantıklı gibi gelmeye başlıyor. Beynin normalde rüya görürken yarattığı o hyper-realistic (aşırı gerçekçi) hissi, uyanıkken tam bilinçle yaşamak gibi bir durumdan bahsediliyor.
Diğer taraf ise tamamen psikolojik ve nörolojik bakıyor: "Yahu alt tarafı çok derin bir lucid rüya veya zihinsel bir simülasyon işte. Beyniniz uyku ile uyanıklık arasında (REM evresine geçerken falan) size oyun oynuyor, karıncalanma hissi de tamamen yorgunluk ve hipnotik durum." diyorlar. Açıkçası bilim insanları da bunu laboratuvarda "Bakın adam Harry Potter'a gitti" diye kanıtlayamadığı için tıp dünyası buna resmi olarak mesafeli yaklaşıyor.
Korkuyor musunuz, inanıyor musunuz, yoksa tamamen hayal gücü geçişi mi? Dökün içindekileri, tartışalım bakalım burada neler dönüyor!
Son dönemde özellikle sosyal medyada, TikTok'ta falan karşınıza kesin çıkmıştır. Kimi "tamamen yalan, rüya işte" diyor, kimi de "ben 3 aydır Hogwarts'tayım, burası simülasyon zaten" kafasında takılıyor. Pekiin, işin aslı ne? Gerçekten istediğimiz bir evrene geçmek mümkün mü, yoksa beyin oyunlarından mı ibaret? Gelin biraz dürüstçe ve samimi bir şekilde masaya yatıralım.
Önce Bi' Tanımlayalım: Shifting Tam Olarak Ne?
En basit tabiriyle shifting; zihnimizin, bilincimizin şu an yaşadığımız bu mevcut gerçeklikten (biz buna kısaca CR diyoruz) kopup, gitmek istediğimiz o hayali ya da alternatif evrene (DR'ye) geçiş yapması olayı. Yani en azından teorideki tanımı bu. Harry Potter evrenine gitmek mi istersin, Marvel'da Tony Stark ile kahve içmek mi, yoksa kendi kafana göre tasarladığın bambaşka kusursuz bir hayatta yaşamak mı? Shifting'in olayı tamamen bunu mümkün kılmak iddiası."Ulan, Bu Gerçekten Mümkün mü?"
Geldik en can alıcı soruya. Şimdi burada iki büyük kamp var.Bir taraf diyor ki: "Kardeşim, kuantum fiziği diye bir şey var. Çoklu evrenler (multiverse) teorik olarak mümkünse, bizim bilincimiz de frekansları yakalayıp başka bir evrene balıklama dalabilir." Hatta işin içine meditasyonlar, beyin dalgaları (alfa-theta falan), derin trans halleri girince iş biraz mantıklı gibi gelmeye başlıyor. Beynin normalde rüya görürken yarattığı o hyper-realistic (aşırı gerçekçi) hissi, uyanıkken tam bilinçle yaşamak gibi bir durumdan bahsediliyor.
Diğer taraf ise tamamen psikolojik ve nörolojik bakıyor: "Yahu alt tarafı çok derin bir lucid rüya veya zihinsel bir simülasyon işte. Beyniniz uyku ile uyanıklık arasında (REM evresine geçerken falan) size oyun oynuyor, karıncalanma hissi de tamamen yorgunluk ve hipnotik durum." diyorlar. Açıkçası bilim insanları da bunu laboratuvarda "Bakın adam Harry Potter'a gitti" diye kanıtlayamadığı için tıp dünyası buna resmi olarak mesafeli yaklaşıyor.
Peki Neden Bu Kadar İnanmak İstiyoruz?
Aslında bence işin psikolojik boyutu çok daha tatlı. İçinde yaşadığımız hayat bazen o kadar boğucu, sıkıcı ve tekdüze geliyor ki... Sınavlar, borçlar, stres, ilişkiler... İnsan zihni kaçacak bir yer arıyor. Shifting, sadece bir trend olmaktan ziyade, insanların kendi iç dünyalarında bir sığınak yaratma çabası gibi de geliyor bana. Script yazmak, o hayal kurma süreci bile insana acayip bir serotonin salgılatıyor.Söz Sizde
Benim bu konudaki ilk izlenimlerim, teoriler ve ortalıkta dönen muhabbetler böyle. Aranızda daha önce "shift oldum" diyen, minishift yaşayan ya da "ya ben denedim ama sabaha kadar tavanı izlemekten başka bi bok olmadı" diyenler var mı?Korkuyor musunuz, inanıyor musunuz, yoksa tamamen hayal gücü geçişi mi? Dökün içindekileri, tartışalım bakalım burada neler dönüyor!