Selamlar millet! Önceki konularda shifting'in rüya olup olmadığını masaya yatırmıştık, orada "acaba farklı evrenlere mi geçiyoruz" sorusu epey dönmüştü. Madem öyle, bugün tam da o konunun kalbine inelim: Multiverse (Çoklu Evren) Teorisi ve Shifting arasındaki bağlantı tam olarak nedir?
Ortalıkta "Kardeşim kuantum fiziği çoklu evrenleri kanıtladı, demek ki Hogwarts'a gitmek de gerçek" diye gezen bir kitle var. Gelin bu teorinin aslı astarı nedir, fizikçiler ne diyor, shifting'ciler bunu nasıl yorumluyor, akıl süzgecinden geçirelim.
Fizikte birkaç farklı çoklu evren modeli var ama aralarında en ünlüsü Hugh Everett’in ortaya attığı "Çoklu Dünyalar Yorumu" (Many-Worlds Interpretation). Bu teoriye göre, kuantum düzeyinde bir karar vermemiz gerektiğinde veya bir olay gerçekleştiğinde evren çatallanır; bir ihtimal bu evrende gerçekleşirken, diğer tüm alternatif ihtimaller paralel evrenlerde gerçekleşmeye devam eder. Yani evet, teorik olarak sonsuz sayıda alternatif evrenin var olabileceği fikri fizik dünyasında masadadır.
Fizikteki çoklu evrenler matematiksel denklemlerde ve kuantum mekaniğinin olasılık dalgalarında var olur; bizim makro dünyada (koltuğumuzda uzanırken) zihnimizle oraya madde veya bilinç gönderebileceğimiz anlamına gelmez. Fizikçilere göre bu bağ, bilimsel bir gerçeklikten ziyade popüler kültürün kuantum kavramlarını kendi efsanelerine uyarlamasından (yani biraz da "quantum woo" dediğimiz sözdebilimden) ibarettir.
İçinde yaşadığımız bu tekdüze dünyada, zihnin "Aslında başka bir yerde başka bir versiyonum var ve ben bunu hayal edebiliyorum" diyebilmesi insana inanılmaz bir yaratıcılık alanı açıyor. Script yazmak, o evrenleri tasarlamak ve zihni o frekansa sokmak, fiziksel bir yolculuk olmasa bile zihinsel olarak bambaşka bir boyutta nefes almayı sağlıyor.

Ortalıkta "Kardeşim kuantum fiziği çoklu evrenleri kanıtladı, demek ki Hogwarts'a gitmek de gerçek" diye gezen bir kitle var. Gelin bu teorinin aslı astarı nedir, fizikçiler ne diyor, shifting'ciler bunu nasıl yorumluyor, akıl süzgecinden geçirelim.
Çoklu Evrenler (Multiverse) Nedir? Aslında Ne Anlatıyor?
Öncelikle şunu bilelim: "Multiverse" sadece bilimkurgu filmlerinin (Marvel, DC falan) uydurduğu bir şey değil. Modern fizik ve kozmoloji de çoklu evren teorilerinden ciddi ciddi bahsediyor.Fizikte birkaç farklı çoklu evren modeli var ama aralarında en ünlüsü Hugh Everett’in ortaya attığı "Çoklu Dünyalar Yorumu" (Many-Worlds Interpretation). Bu teoriye göre, kuantum düzeyinde bir karar vermemiz gerektiğinde veya bir olay gerçekleştiğinde evren çatallanır; bir ihtimal bu evrende gerçekleşirken, diğer tüm alternatif ihtimaller paralel evrenlerde gerçekleşmeye devam eder. Yani evet, teorik olarak sonsuz sayıda alternatif evrenin var olabileceği fikri fizik dünyasında masadadır.
Shifting'ciler Kuantum Fiziğini Nasıl Kullanıyor?
İşte shifting akımı tam da bu noktada kuantum fiziğine sarılıyor. Mantık şöyle kuruluyor:- Sonsuz evren teorisine göre her olasılık başka bir evrende zaten gerçek.
- Şu an benim yaşadığım evren CR (Mevcut Gerçeklik), ama Harry Potter'ın Hogwarts'ta büyü yaptığı, Marvel karakterlerinin gerçek olduğu veya kendi tasarladığım o kusursuz hayatın yaşadığı sonsuz tane DR (Arzulanan Gerçeklik) de bir yerlerde var.
- O halde bilincimiz tıpkı bir radyo alıcısı gibi çalışır. Biz frekansı (odaklanma ve metotlar aracılığıyla) doğru istasyona ayarlarsak, bilincimiz o paralel evrendeki bedene veya yaşama bağlanabilir.
Fizikçiler Bu İşe Ne Diyor? (Soğuk Duş Etkisi)
Şimdi işin edebi ve havalı kısmını bir kenara bırakıp işin gerçeğine bakalım. Hiçbir teorik fizikçi çıkıp da "Evet arkadaşlar, evrenler arası geçişi Raven metoduyla yapabilirsiniz, radyo frekansı gibi bilincinizi başka boyuta ışınlayabilirsiniz" demiyor.Fizikteki çoklu evrenler matematiksel denklemlerde ve kuantum mekaniğinin olasılık dalgalarında var olur; bizim makro dünyada (koltuğumuzda uzanırken) zihnimizle oraya madde veya bilinç gönderebileceğimiz anlamına gelmez. Fizikçilere göre bu bağ, bilimsel bir gerçeklikten ziyade popüler kültürün kuantum kavramlarını kendi efsanelerine uyarlamasından (yani biraz da "quantum woo" dediğimiz sözdebilimden) ibarettir.
Bilim ile Hayal Gücünün Kesişimi
Peki bu durum shifting'i tamamen yalanlar mı? Fiziksel olarak bir paralel evrene ışınlanmıyor olsak bile, insan zihninin o sonsuz evren fikrini benimsemesi psikolojik olarak muazzam bir güç veriyor.İçinde yaşadığımız bu tekdüze dünyada, zihnin "Aslında başka bir yerde başka bir versiyonum var ve ben bunu hayal edebiliyorum" diyebilmesi insana inanılmaz bir yaratıcılık alanı açıyor. Script yazmak, o evrenleri tasarlamak ve zihni o frekansa sokmak, fiziksel bir yolculuk olmasa bile zihinsel olarak bambaşka bir boyutta nefes almayı sağlıyor.